SON MESAJLAR
| Kürtün Macera Yarışı |
|
|
|
| Yazar AliRıza Bilal (TTT Captain) | |||
| Pazartesi, 09 Şubat 2009 15:50 | |||
|
Anadolu’nun ilk Macerası “Kürtün Macera Yarışı” Dünya kupası, Dünya şampiyonası derken ben artık bi askere gideyim de geleyim dedim. Askerde Deniz Harp okulunda Kürek takımında Kürek çekerken Utku aradı beni. “Hocam bir arkadaş ile tanıştık maraton yarışında. Hem bizi tv de izlemiş. Hem de Bakiye neler yaptığımızı anlatmış. Gümüşhane de Kürtün diye bir yer varmış. Sizin macera yarışlarını orada yapalım diyor” dedi.Bende “masrafları karşılayabileceklerse neden olmasın” dedim. Bunun üzerine Bakiye ve Utku İsmail Tozlu’nun davetlisi olarak Gümüşhane Kürtün’e bir ziyaret gezisi yaptılar. Çok da beğenmişler ki dönüşte bende askerliği bitirmiştim ; “Hocam Kürtün de macera yarışı olur. Yörenin Kaymakamı da Sponsor olacak yapalım şu işi deyince, yapmamak olmazdı. Zira ülkemizde macera yarışı kaç kere yapılıyor ki ? En son bir sene önce yapılmıştı. Sn Kaymakam Osman Bilginin daveti ile bu sefer Utku ile beraber Kürtüne gittik. Yarışın detaylarını konuştuk. Yarış 2 yıl önce tamamlanan Kürtün baraj gölünde 1. Kürtün Su Sporları şenliği kapsamında yapılacaktı. Yöreyi karış karış gezdik. Koştuk bisiklete bindik.Geceleri dolaştık. İsmail Tozlu ev sahibimiz olarak günlerce rehberlik yaptı. Eşi yemeklerimizi pişirdi. Sabahları taze sağılmış sütlerle taze toplanmış çileklerle besledi bizleri. Ülkemizin ilk ve tek macera yarış takımından Utku ve bana çok iş düşüyordu. Zira Bakiye evinde annesi ile ilgilenmek zorunda kalmıştı. Faruk ise seçimlere katılacak abisinin yanına yardıma Antakya’ya gitmişti. Parkurun hazırlanması,haritaların bulunması,işlenmesi ; güvenlik güçleri,jandarma,orman şefliği,muhtarlar,kaymakamlık,sağlık hizmetleri ile defalarca toplantılar yapmak,sponsorları ikna etmek,dereceye girenlere hediyelerin hazırlanması,kupaların ellerimizle yapılması,internet sitesinin devamlı güncel haberlerle donatılması, yarışmacıların kayıt için tek tek peşinde koşulması,otobüs , kamyon gibi ulaşım araçlarının ayarlanması, yemek,kalacak yer gibi işlerin organize edilmesi….. Tüm bunlar daha önce benim ve Utku’nun yaşamış olduğu tecrübelerdi. Ancak bu sefer iki kişi olmamız bizi fazlası ile yordu.Yinede bu yorgunluk yarış başlayınca geçti. Parkuru tam anlamıyla bitirince harita üzerinde çalışmalara başladık.Jandarma ve Orman şefliklerinden temin edilen haritalar maalesef eski haritalardı.Bulduğumuz birkaç yeni basım harita işimizi görecekti ancak çizdiğimiz güzergahı da harita üzerinde oturtmak ; yeni yapılan baraj gölünü sıfırdan çizmek gerekiyordu. Burada imdadımıza Karadeniz Kara Elmas Üniversitesi Harita bölümünde okuyan Görkem yetişti.İnanılmaz mesailer vererek bizimle çalıştı ve ortaya çok güzel bir yarış haritası çıktı. Böylece Kürtün’ün yüksek yaylaları İstanbul,Ankara,İzmit ve Bandırma dan gelecek Maceracılar için; dağ bisikleti,macera koşusu,kano ip parkurları,rafting,orienteering, ve yüzme etapları ile hazırdı. Parkuru Utku ile kah koşarak kah yürüyerek kah bisiklet ile geçtik. Bizim geçişimiz 14 saat sürdü. Yeni takımların katılacağını ve hızlarının da daha yavaş olacağını düşünerek yarışı 20 saat olarak hesapladık. Yarış tarihinden daha önce Kürtüne gelerek son hazırlıkları yaptık. İstanbul-Ankara Kürtün ve oradan Yaylalı köyü 24 saat sürmüştü ve maceracılarımız daha şimdiden yorulmuştu.Onları İsmail Tozlunun ev/oteline alarak çatı katında yatırdık. Sabah Bakiye ve Yeter hanımın elleri ile hazırladığı açık büfe kahvaltıda, yemyeşil dağlara, buz gibi akan derelere karşı kahvaltılarını yaparlarken yorgunluklarını bir nebze olsun atmış görünüyorlardı. Akşamüzeri yapılan teknik toplantıda yarış hakkında bilgi verdik. Parkurun zor olduğunu ve sıcağın takımları çok etkileyeceğini belirttik.Sonra haritaları dağıttık. Yarışın başlamasına birkaç saat kala takımlar yemeklerini yiyip son hazırlıklarını yaptılar. Yarış başlangıcı saat 21.00 da yapılacaktı. Sn Kaymakam Osman Bilgin’inde yarış yerine gelip başlangıç tetiğini çekmesi ile yarış tüm hızı ile başladı. Başlangıç yerimiz 2000 m. İrtifada idi. İlk nokta ise Kara Göl denilen 2600 m. İrtifada bulunan krater göleti idi. Ancak ani bastıran sis yarışmacıları kötü avlamıştı.Yarışmacıları koşarken filem aldıktan sonra 2. kontrol noktası olan 3000m yükseklikteki Acembol dağı zirvesine çıktık.Burada hakem ve korucu arkadaşlar ile beklemeye başladık. Bu arada kaynattıkları çay ve köy ekmeklerini paylaştık.Zaman zaman sis dağıldıkça zirveye doğru kara Gölden gelen takımların kafa lambaları ateş böcekleri gibi görünüyordu karanlıkta.Kimileri sağdan kimileri soldan kimileri ise bambaşka yerlerden geliyorlardı. Onlar zirveye geldikçe bizimde neşemiz artı,memnun olduk.İlk gelen 12 takımı görüntüledikten ve bol şans diledikten sonra bir sonraki nokta olan Taş dibi köyüne doğru yola çıktık.Yolda bizi bir sürpriz bekliyordu. Kaymakam Osman Bilgin arazi aracına atlamış ve sporcuları görmeye gelmişti.Onu da yanımıza alarak hem yarışı anlattık hem de noktaya doğru gittik. Bu arada sis yüzünden tamamen yoldan çıkmış bir takıma da doğru yönü gösterdik. Taş dibi köyüne takımlar geldikçe yığılma oldu. Zira 2600m/2200m arası yığılmış sis burayı da kapsıyor ve kontrol noktasını bulmayı epey zorlaştırıyordu.Noktayı bulan takımlar hızla bir sonraki etap olan 2300m de ki ip etaplarına doğru hareket ettiler.Bulamayan hatta köyü kaçıran bazı takımlar ise yarışı bırakmak zorunda kaldılar.Bu noktaya kadar ortalama 4 saat koşup,yürüyüp tırmanmışlardı. Düşünün; gece ışıksız ve sis dolu ıssız dağlarda 4 saat koşuşturan maceracılar.Gerçekten cesaret ve kendine güven isteyen bir iş…. Ama yol daha bitmemişti. İp etabı için sis içinde yaklaşık 2/4 saat daha yürümeleri gerekiyordu. İp etabında Utku dağcı arkadaşlarla daha önceden yerini almıştı. İlk gelen takım yoğun sis ve sisin getirdiği bulut içinde çiseleyen yağmurla birlikte ip etabına girdiler.İlk ip etabı Flying Fox dediğimiz ( yatay ip veya tel üzerinde makara ile kayma – Tango & Cash Filminde olduğu gibi ) etaptı. Ancak telin ıslak olması hakemin yarışmacıya eldiven giydirmeyi unutması ile yarışmacı telden çok hızlı kaydı.Takımın diğer elemanı eldiven ile geçmesine karşın güvenlik ipi de yağmurdan dolayı karışınca ip etabını Utku iptal etti.İlk geçen takım haricinde ip etaplarına hiçbir takım sokulmayarak yarışa devam ettirildiler.Bu arada ilk takımın ip etabında harcadığı zaman kadar süreklerinden düşüldü. Bir sonraki etap olan dağ bisikleti etabı sabaha karşı 5:30 sularında başladı.Yani yarışa başladıktan sekiz buçuk saat sonra…. Düşündüğümüzün aksine yarış hızlı gidiyordu. Biz Utku ile bisiklet etaplarında takıların daha yavaş olacağını düşünmüştük. Çünkü biz yarışı simule ederken 41 derece sıcak vardı. Takımlar yarışırken kah sis içinde kah yağmur bulutunda gittiklerinden vücut ısıları artmıyor, elektrolit ve sıvı daha az kaybediyorlardı. Bu yüzden daha hızlı bir bisiklet etabı gerçekleşiyordu. Ben ve kameraman Oğuz bisiklet etabında yol alırken Utku Ve Faruk’da Rafting etabı için hazırlıkları yapıyorlardı.Sis ve yağmurun altında hızlı ve yorgun yarışçıları izlerken hem acıyor hem de imreniyorduk. Beklediğimiz Kazıkbeli yaylasında daha önce buradan 1. durumda geçmiş ve SAT komandosu olan Combat Divers takımının üyesi olan İrfan bisikleti ile geri geldi. Önce yolu kaybetmiş olduğunu düşündük. Ancak partneri Hakan virajda yoldan çıkıp bisikleti ile uçmuş.İrfan cidi bir şeyi olmadığını ama eli ile belinin kötü olduğunu yardıma ihtiyaçları olduğunu söyledi. Hemen 4x4 ambulansımızı ve doktorumuzu da yanımıza alarak kaza mahalline geldik. Gerçekten viraj içinde bisiklet 3 metre yol dışında dururken Hakan 10 metre kadar aşağıya uçmuş yatıyordu. Fakat İrfan onu Survival Blanket ile –Aluminyum batteniye- sarıp sarmalamış üşümesini önlemişti. Zira bulunduğu yer hem rüzgarlı hem de yağmurluydu. Doktor hemen omurlarında ve kendinde bir şey olup olmadığına baktı.Hakan iyi durumdaydı. Ancak düşmekten dolayı ağrıları vardı. Eli incinmişti.Yarışa devam edecek durumda değildi. Yatmaktan dolayı sıcak kasları soğumuş kramplar girmeye başlamıştı.Hemen ambulansa aldık ve tedavisi için sağlık ocağına gönderdik. Bisiklet etabında Sat komandalarının sakatlanarak yarıştan çekilmesi ile yarışta Mission Imposible öne geçti. Hemen arkasından İzmit’li iki takım Sıra Dışı ve Bişi Olmaz ile İzmir/ Balıkesir takımı Team Triatlon geliyodu. . Onların daha gerilerinde ise Ankaradan Kalsedon İstanbuldan da Maceracılar, Endorfin , Evli ve Çocuklu takımları geliyordu. Maalesef diğer takımlar çeşitli yerlerde ya kaybolup yarışı bırakmışlardı ya da yorgunlık,sis,yağmur ve ilk macera yarışı deneyimi, onları bezdirmiş yarıştan çekilmeye itmişti. Yüksek yaylalar arasında bol çıkışlı ( 2600m kadar ) bisiklet etabından sonra Çıkrık Düzü yaylasından takımlar Örümcek Ormanlarına daldılar.Bu yöreye Örümcek isminin verilmesinin başlıca sebebi çok sık orman olmasındandı.Ayrıca Milli Park olan bu ormanda Avrupa’nın da en yüksek Ladin ve Göknar ağaçları bulunuyordu.Yükseklikleri 60/70m arası değişen ağaçlar 4/6 metre çapında ve 400/500 yaşındaydılar. Bisiklet etabında son kontrol noktası olan 500 yıllık bir Göknar ağacında mola veren takımlar son hızla yokuş aşağı inip 900m rakımda ki Yeşil Köprü üzerine vardılar. Artık 21 takımdan geriye 8 maceracı takım kalmıştı.Köprü üzerine gelirken son 200 metre kala Team Triatlon ekibinden Hüseyin yere düşünce kolu incindi ve yarışa devam edemeyeceğini açıkladı. Artık 7 takım serüveni devam ettiriyordu. Rafting etabında baraj sularının salınması için yarışı 1 saat durdurduk. Bir saat sonra sular bırakılınca tüm ekipler sıralı olarak yarışa başladı.Görülmeye değer bir manzaraydı.Karadeniz’in doğusunda dağlarda onlarca yarışmacı bir serüven bir macera için köpüklü sularda turuncu kayakları ile ilerlemeye çalışıyorlardı. Ancak su kapaklarından bir tanesi açıldığından su dereyi tam doldurmamış viraj ve açıkta duran kayaları tam kapatmamıştı. Bu da sert kanolarla ile bu suda kayabilmeyi imkansız kılıyordu.Takımlar kah devrilip kah tekneye tekrar binerek çılgınca akan suda bitişe varmaya çalışıyorlardı. Macera tüm hızı ve bol adrenalin ile devam ediyordu. Bitişe varan takımlardan Mission Imposible ile Evli ve Çocuklu takımları sakatlandılar. Mission Imposible takımından Cüneyt yarılan dizine pansuman yaptırmak için ambulansa koştu. Evli ve Çocuklu takımından Ayşin kolu ezildiği için eşi ile devam etmeme kararı aldılar.Diğer takımlar tekrar bisikletlerine binmek için adrenalin seviyeli en yüksek şekilde koşarak devam ettiler. Pansumanını yaptıran Cüneyt yarışa devam kararı alarak Maceracı ruhunu konuşturdu. Bu arada ayakkabısının tekini kaybeden İzmitli takım tek ayakkabı ile koşarak bisiklet etabına ulaştı. Bisikletlerine atlayan takımlar son hızla bitiş yerinde ki bisiklet bırakma noktasına geldiler. buradan da kah yürüyüp kah koşarak barajın bir kolu üzerindeki 30m. Yüksekliğinde Araköy Asma köprüsüne ulaştılar.Buradan ip inişi ile önce bota sonra suya atlayan takımlar yüzme etabı ile karaya çıktılar.Bu etaba ilk defa Macera yarışına katılan İzmitli takımlar ile Ankaralı Kalsedon takımı geldi.Takımlar yüzme etabından sonra nihayi etap olan 6km lik kano parkuru ile mutlu sona ulaştılar. Ödül töreni Sn. Kaymakam Osman Bilgin ,Gümüşhane Valisi Sn.Enver Salihoğlu, Askeri erkanın ile Sn. İsmail Tozlu’nun katılımı ile gerçekleşti.Kazanan takımlar sponsor firmalarımız olan Suunto,Oakley,Sedona Bisiklet,Unifo ve Asics den çok güzel hediyeler ve el yapımı kupalar kazandılar. Tüm katılımcılara ise hazırladığımız katılım belgelerinden hediye ettik. Macera Yarışlarında favori olmaksızın yarışılır. Kaybolabilirsiniz. Yorulup,üşüyüp sıkılabilip bırakabilirsiniz.Hatta kaza geçirebilir takım arkadaşınızla kavga edipte yarış dışı kalabilirsiniz.Önemli olan macerayı beraberce yaşayabilmektir.Bitiş çizgisini saatlerce veya günlerce her şeyinle ortak olduğun takım arkadaşınla beraber geçebilmektir. Kürtün Macera Yarışına katılan takımlar bunu fazlasıyla gösterdiler.sıkılma , üşüme, kaybolma demotive olma gibi sebeplerden bırakanlar ise eminim “gelecek yarışa…” diyerek birbirlerine söz vermişlerdir. Biz Touareg Türk Takımı olarak. Hep öyle yaptık. Macera ile kalın. AliRıza Bilal
|
|||
| Son Güncelleme: Çarşamba, 25 Şubat 2009 15:06 |










