SON MESAJLAR
| Şili Tantauco'yu keşfettik |
|
|
|
| Haberler - Haberler | |||
|
Davet üzerine gittiğimiz Şili'nin en büyük adası Chilo'de Tantauco Milli parkında yarışma şansı yakaladık.4 güin süren "stage" etap yarışında dağ bisikleti,kano,sea kayak ve treking/koşu disiplinleri vardı. Ön görülen mesafa 350 K ve alan da bol bataklık,çamur ve sazlıktı. 40 saat süren yolculuk ardından akşam 7 de yarış yerine vardık teknik toplantı,harita/ekipman dağıtımı akşam yemeği bisiklet montajı derken gece yarsını geçtikten sonra yattık. Ancak bir kaç saat sonra kalkıp yarış startına hazırlandık. Sabah karın ve baş ağrısı ile uyandım. Sanırım kıtalar arası uçuş hastalığı olan "jet lag"a yakalanmıştım.Brezilya,Costa Rica,Columbia,Şili,USA,Türkiye,Ekvator,İtalya,Finlandiyanın davet edilerek geldiği yarışmada daha öncede karşılaştığımız güçlü rakiplerimiz vardı. Yarış bir kaç km si asfaltta ve daha sonrası hep inişli çıkışlı arazide gidecek 90k lik dağ bisikleti etabı ile başladı.İlk 50k da ben çok rahattım.Aksine Faruk daha yavaştı. Ancak 50k dan sonra inanılmaz bir mide bulantısı ile sarsıldım ve 4 kere istifrağ ettim.Bu vücudumun çok dehidre ( susuz kalmasına) yol açtı. Ne kadar su içsemde yemek yesemde isotonik içeceğim bittiğinden telafi edemedim ve inanılmaz yavaşladık.Deli gibi yağan yağmur soğuk dere geçişleri,dik yokuşlar iyice perişan etti.Bitişe geldiğimizde bende bitmiştim.Faruk pasaportu onaylattı yanıma gelen görevli "iyi görünmüyorsun nasılsın "dedi. Yere çökerken pek iyi değilim dedim.Ve o andan sonra inanılmaz bir titreme sardı vücudumu.Ne ellerime ne bacaklarıma nede çeneme hükmedemiyordum devamlı kasılıyorlar ve beni isteğim dışındsa yoruyorlardı.
Organizasyon tek kelime ile mükemmeldi.Beni hemen tıbbi müdahele çadırına aldılar.Sanıyorum Faruk'tan kuru eşyalarımı istemişler.Hemen battaniyeler ve aliminyum battaniyelerle sardılar.4 tane ilk yardımcı devamlı ısıtmaya çalışıyorladı ancak vücudumun sarsılmayan yeri yoktu. Gözlerimi dahi açamıyordum.Bir yandan oksijen verip bir yandan oramdan buramdan bir şeyler ölçüyorlardı.Sağ elimin üstünden iğne yapmaya çalıştılar inanılmaz canım yandı zira buz gibiydim. Vücut ısım çok düştüğünden kan gelmedi.Bu sefer bilekten enjeksiyonu takmak istedi yine kan gelmedi. Bu sefer dişlerim takırdayarak "kolumu ovalayıp ısıtın sol damardan girin" dedim.3. denemede enjekte ettiler ve damarda kana rastladılar.Sanırım önce dekstroz sonrasında ısıtılımış isotonik verdiler.Tabii bu esnada treking ve seak kayak etaplarını kaçırmış olduk.3/4 saat yatıp uyuduktan sonra karnım acıktı 3 tane sıcak çorbadan sonra ayılabildim.Teşekkür edip yemek yenilen büyük kulübeye geldik. Geldiğimiz yer milli parkın Chaiguata gölü yanında kurulmuş bir kamp merkezi.Buraya giriş ücretini veren herkez gelip çadırını kurar,sıcak/soğuk duşlardan yemeklerden faydalanabilir.Göllerde sea kayak yapabilir. Yemekhane de kaç tabak yemek ve özellike salata ile meyve yediğimi hatırlamıyorum. Çok yemiş olmalıyım ki özellike dr. çok şaşırdı.Artık iyi hissediyordum.Yarış direktörüne yarışmaya devam edeceğim dediğimde gözleri fal taşı gibi açıldı. "DR onayı almalız" dedi.DR'a sorarken iyi olduğumu gösteren hareketler yapıp başımı salladım.Muayaneden sonra OK verdi.Yarışa devam. Geceyi çadırımızda Brezilyalılar ile geçirdik. Neden mi ? Yarışın sponsorlarından North Face her yarışmacıya 2 t-shirt,bere,goretex yağmurluk ve çanta verdiği gibi çadırlarıda onlar organzie etmişlerdi.Sabah 6 da kalkıp kısa bir kahvaltı ardından defalarca sürecek kano,trek,kano,trek etaplarına başlamak üzere göl kenarına gittik. Bölge devamlı sazlık,turba ( thundra veya liken su yosunu karışı scoth brite gibi bir zemin,ıslak ve basınca batıyor ) ve çamur. Ormanlar çok sık geçite izin vermiyor.Sazlıkların ve hatta derelin içleri bile ağaç dalları var yürümek çok zor. 2. gün cp'leri isteğe bağlı geçebileceğimiz bilgisini verdiler.Yani noktalar karışık ulaşabileceğiniz 2 disiplin var. Ya treking ya da kürek çekmek.Önce gölde 10/15k kürek çekip akarsu yoluna girdik.Akarsu kimi yerde normal kimi yerde rafting hızında 3 veya 4 şiddetinde akıyordu.2 kişilik sit on top tekneler ve çantalar ile bu suda akmak hiç kolay değil.Akarsuda kürek çekerken önde Faruk bir yandan harita ve pusulayı kontrol ediyor bende karaya çıkış noktası için küreğe asılıyorum.Önde ki ekipler bir yerden karaya çıkarken Faruk sesleniyor "Ali işte burdan çıkıp karadan tekneyi aşıracağız" Deli gib akan sudan karaya yanlayıp hemen suya atlıyoruz.Önceden çorap üstüne bağladığımız aluminyum sargılar işe yarıyor.Nerdeyse 90 derecelik çamurdan bir yardan tekneleri çıkarıyoruz. Sonra Fatih Sultan Mehmedi gururlandırıcsına bir Türk teknesini Şili'de karadan tekrar suya doğru çekiyoruz.Ama ne çekiş.Kısa da olsa çamur içinde taşımak çok zor. Sonra yine kürek.Arada geçilen CP'ler...
Uzunca bir kürek etabından sonra bizi gerçekten yoran karadan tekne taşıma kısmına geliyoruz.Yaklaşık 1k lık bu talıma etabı kah bataklık kah çamur. Ama en zor yeri ise 5 metrelik kanoyu orman içinden geçirmek. Büyük göle çıkar çıkmaz deli gib gazlıyoruz.Takip edenler bilir Faruk ile Fatih Ören'in 2 li sea kayak'ı ile Boğazın soğuk sularında iyi idman yaptık.2 ekip burada bize tutunamıyoır farkı açıyoruz.
Tekra karada trek etabı. Bu sefer zor ve uzak.4 ekip birlikte ilerliyoruz.Brezilya,Ekvator,İspanya ve biz.Daha sonra Brezilya ile farkı açıyoruz.Delicesine sık orman,dizlerimize kadar battığımız sazlıklar çamurlar bezdiriyor bazen.Saatler sonra 2 CP'ye ulaşıp geri döndüğümüzde rüzgarın şiddetlendiğini ve kafadan geldiğini görünce adeta şok olduk.Ama Boğazdan antrenmanlıydık. Brezilyalı Marcel ve Thiago bizim fotoğraf çekmemizden faydalanıp hemen kanoya binip açılıyorlar. Bir kaç dk önümüzdeler.Fatih'in boğazda kürek çekmiş torunlarıyız ya asılıyoruz bizde.Kısa zamanda yakalayıp geçiyıoruz.
Macera yarışlarında kürek disiplininde bir trik vardır. Bisiklet yarışında ki deryal'e girmek gibidir.Tekneler peşpeşe dizilip öndekinin rüzgarı yarmasını ve bu sayede daha az yorularak ilerlemesini sağlar.Marcel ve Thiago da arkamıza yerleşiyorlar.Ancak tempomuz kuvvetimiz iyi.Moralimiz yerinde.Hiç tempo düşmeden ilerliyoruz.Yarım saat sonra iyice arayı açmıştık.Bitişe geldiğimide arkamızda görünmüyorlardı bile.O gün bitişe 5. geldik.Çok sevinmişik. Acaba dün dehidre olmasaydım totalde çok iyi bir sıra yakalabilirmiyidik diye düşünüyoruz. Sabahın erken saati.Bu gün treking ve sea kayak etapları var.Milli parkın içlerine doğru girip sonra güneye adanın ucuna gidilecek.Sadece trek etabı 50k.Ancak kuş uçuşu iniş çıkış ve bol kıvrımları hesaplarsak 65k kadar sürecek.Batalık,çamur ve yağan yağmuru da hesaba kattığımızda "vay anam vay" nasıl bitecek ki bu etap ? Milli parkın içinde açılmış bir rota bu yolu izlemekten başka çare yok gibi. Kesitrme yapabilirsiniz ama o zaman çook daha sık orman ve bilek/diz değil diz kalça arası çamura gömülme riski.... 5k lık kano etabından sonra trek başlıyor.4. ekip olarak karaya çıkıyoruz. Hızlıyız.ilk 15 k öndeki gruptayız.Ancak sonra ben yavaşlıyorum.Çamurdan ayaklarımı çıkarmak bana çok zor geliyor.Diğer yarışmacılar neredeyse yarım kadar pıtır pıtır çamura neredeyse batmadan girip çıkıyorlar. Bu bana çok enerji harcatıyor.Öndeki gruptan kopuyoruz.Yavaş yavaş arkadaiklerde gelip bize yetişiyor. 35.k da CP bir kulübede şansa kamermanda var.İçecek bir şeyin var mı özellikle cola benzeri diyorum.Nuun isotonik var diyor.Hemen bir tane hazırlayıp veriyor.İşte benim o günkü kurtuluşum kameramanın elinden oluyor.Zira yine dehidre olmanın eşiğinden döndüm.Ondan sonra hızlanıyoruz.Gece ilerlemeden bitişe gelme hevesindeyiz.Çokda hızlandık.Koşmuyoruz ama çok hızlı yürüyoruz.Son noktadan sonra bitişe geleceğiz. Faruk kartal gözleri ile tepeden "işte derenin dalyan yaptığı yerde bayrak" deyip gösteriyor bana.İnanılmaz seviniyoruz zira yemek ve suyumuz da bitmişti.İşte yarış o anda başladı.Önce tepedeki güneş gitti.Orman etrafı zifir karanlık yaptı.Acayip hayvanlar ses çıkartmaya,böcek haşerat çatırdamaya başladı.Gece oldu.Ay çıktı halen noktaya varmaya çalışıyoruz.Saatler süren yürü,koş,çamurda debeleş. Büyük bir derenin karşısında geçmemiz gerekiyor gibi görünüyor.Ama ihtimal veremiyoruz.Zira ne ışık var var ne de dereyi geçebilecek bir sığlık.Karar verip bitişe gitmek için harekete geçiyoruz. Yolda Costa Ricalıları görüyoruz.Biz İngilizce onlar İspanyolca "Noktayı buldunuz mu" diye soruyoruz ama onlar bitik halde yeni gelmişler. Saatler sonra bitişe geliyoruz.Alkışlar içinde.Bir sonra ki sea kayak etabına çıkmama kararı alıyoruz zira sabaha çok az var.Ve büyük nehir çok dolambaçlı ve içinde adalar var.Küçük kafa lambası ile yön bulmak zor. Sabah startı kaçırırız endişesi ile vazgeçiyoruz. Bu arada derenin içide okyanus gel gitinden etkilendiğinden;bulamadığımız nokta da dereyi geçeceğimiz doğru yere gelmişiz, ama su gel git ile yükseldiğinden sığlık derin olmuş.2 saat önce gelsek bele kadar suya girip karışya geçebilir mişiz. Sabah.Son gün.İyi bir bitiş yapalım diye konuşuyoruz Faruk ile.Sabah erken sea kayak etabından sonra 30/35k lık trek var.Bol akıntılı,sığlıklı 18k lık sea kayaktan 6. sırada çıkıyoruz.Hiç beklemeden koşarak trek etabına giriyoruz.Allahım bol yağmur ve ne çok iniş çıkış.Kah yosun tutmuş orman içinde gidiyoruz,kah çamurlu kanyonlarda.Ama en güzeli Pasifik sularının med cezirinde su çekilmişken yaptığımız koşu idi.Yerde binlerce midye,tarak ve pavurya.Su ürünlerin çok seven Utku'yu anıyoruz.Sular bir anda dalgalar halinde bacaklarıma gelip nefesimizi kesilyor., En ilginci de plajda abide gibi dikilmiş ve kurumuş ağaç kalıntıları.Pasifik rüzgarı,yağmur ve aniden tropik ormana dalıp çamur içinde tırmanış.İşte macera. Faruk "Ali yavaşladık,Ekvatorlular 1,5 k önümüzde kaçırdık adamları" dedi.O sırada son sandeviçimi kemirmekle meşguldum.Bu arada çamur içinde tırmanırken sırtta çanta 3.5 gün bacakların yorgunluğu ,150/160 nabızlarda kurumuş bir sandeviçi yemek hiç kolay değil.Ama ben akıllıca bir şey yapmıştım dehidre olmayayım diye. Bir elmayı 2 ısırık alıp cebime koyuyurdum.Tekrar ısırdım cebime koydum.Faruk güldü "Napim olm idareli kullanıyorum yine hastalanmayayım"
Yemeği yiyince hem neşem hem de kuvvetim geldi. Hızlandık. Faruk zaten haymana beygiri gibi maşallah.Ekvatorluları yakaldık.Son 2 noktaya kadar beraber gittik.Son nokta adanın en güney ucunda ki deniz feneri idi.Sonra Faruk'la karar verip iyi bir bitiriş yapmak adına Ekvatorlulardan sıyrıldık. Bir kaç km'lik kum koşusundan sonra "META" yani finişe ulaştık.Son metreler de yine gözlerim sulandı.İnsanın boğazı düğümleniyor.Düşünceler karmaşıklaşıyor. Çok zorlandığım yerlerde özellike 3. gün trek etabında oğlumu düşündüm.Trambolinde zıplarken "en yük seğe en yük seğe" diye bağırıyordu.Yürürken bacaklarımı çamur içinden çekmeye çalışırken içimden hep onun gibi en yükseğe en yükseğe dedim. İşte bir bitiş daha.Faruk ile göz göze geliyoruz.Bizim için başarılı bir macera daha sonlandı.Bu sefer derece yok ama bitiriş madalyası alıyoruz.Davet edilen 16 takımdan 7 tanesi her etabı yapıyor. Biz tamamlamadığımız etaplar için azami saat cezası alınca 8. durumdayız.Yarışı bitiremeyen hatta devam edemeyenlerde oldu. Yarış Animal Planet,ESPN ve 2 yerel TV de gösterilecek.Bizde ilerki zamanlar hem kendi çekimlerimiz ile hemde Şilililerin çekimleri ile karışık bir belgesel sözü şimdiden vermiş olalım. Bu arada şöyle bir bilgi vereyim bitiş yaptığımız yer 10/15 barakadan oluşan bir balıkçı köyü ve bir de milii park kamp tesisi var. Karayolu ile ulaşım sadece 4 gün yürüyüşle mümkün ya da bizim gib yarışarak.Starta ertesi gün helikopterle döndük.İşte böyle bir macera böyle bir keşifti Tantauco Keşif Yarışı Yarışın fotoğraflarına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
Gelecek Maceramı Ne ? Diğer haberi okuyun !
|












